‘Beslenme’


HELIOCARE ÜRÜNLERİ

Cumartesi, Mayıs 27th, 2017

Heliocare markası doğal özlerden oluşturulan bileşenler kullanılarak güneşin zararlı ışınlarına karşı koruma kalkanı olan ürünler geliştirmektedir. Heliocare markası bunun yanında da cildi bronzlaştıran ürünleri de özenle formüle ederek hazırlamaktadır. Heliocare markasının uzun zaman süren Ar-ge çalışmaları sonucuyla beraber hazırlamış oldukları ürünler Fernblock teknolojisini kullanılarak üretilmektedir. Ürünün formüllerinde bitki özlerine yer vermek markanın olmazsa olmazlarındandır. (daha&helliip;)


Gebelikte Ayva Yenir mi?

Cuma, Nisan 17th, 2015

Bildiğiniz gibi hamilelik döneminde anne adaylarının beslenme koşulları oldukça önemlidir. Çocuğun sağlıklı bir şekilde gelişmesi için beslenme en önemli kuraldır. Özellikle hamilelik döneminde bazı yiyeceklerin çocuk için daha faydalı olduğu söylenir. Hatta bazı meyvelerin çocuk üzerindeki etkisi konuşulmaktadır. Mesela ayva yiyen bir hamile kadının çocuğunda ne gibi bir etki olabilir? Gebelikte ayva yenir mi?

Hamilelikte Ayva Yeme

Evet,aslında bu konu hemen hemen herkes tarafından biliniyor. Gebelikte ayva yiyen anne adayı doğum yaptıktan sonra çocuğunda gamze olup olmadığına bakar değil mi? Öyle ki; çocuğunda gamze olmasını isteyenler hamilelik döneminde bolca ayva yerler.


Gebelikte Ciğer Yenir mi?

Çarşamba, Nisan 1st, 2015

Eğer gebeyseniz ve gebelikte ciğer yenir mi diye merak ediyorsanız doğru yerdesiniz. Gebelikte yenmesi ve yenmemesi gereken pek çok besin vardır. Öyle ki; bu besinler arasında kesinlikle yenmemesi gerekenler mevcuttur.Tahmin ettiğiniz gibi gebelikte ciğer yenmesi biraz sakıncalı bir durumdur.

Yani şöyle ki, eğer gebeyken ciğere dokunan veya yiyen birinin bebeğinin vücudunda mutlaka bir iz olacaktır. Aslında bu bilgi herkes tarafından biliniyor. Ancak, bazıları böyle bir şeyin olmayacağını düşünerek ciğer yemek istiyor. Ancak, gebelikte ciğere dokunan birinin bebeğinde iz yada lekelenme olması muhtemeldir.

Hamilelikte Ciğer Yeme

Gebelikte ciğer yenir mi? Böyle bir saçmalık olur mu? diye düşünenler mutlaka vardır. Fakat gerçekten gebelikte ciğer yemek bebeğinizde bir iz oluşmasına sebep olacaktır. Şimdiye kadar verdiğimiz bu bilgi atalarımızdan gelen bilgilerdi. Şimdi ise tıp bu konuda ne diyor ona bakalım. Eğer hamile iken ciğer canınız çekti ve yemek istediniz. Yemeyin. Çünkü, doktorlar hamile bir bayana ciğeri tavsiye etmiyorlar. Çünkü ciğerde yüksek dozda A vitamini bulunmaktadır. Bu A vitamini ise vücutta depolanır ve bebeğe toksik etki yapabilir.

Hatta öyle ki; hamile bayanlar için yasaklı gıdalar arasında da yer aldığı söylenir. Siz hangisine inanıyorsanız inanın, şunu belirtmekte fayda görüyoruz ki,  eğer ciğer yemek istiyorsanız aşırıya kaçmadan yemeniz mümkün.


Gebelikte Ton Balığı Yenir mi

Salı, Mart 17th, 2015

Gebelikte ne yenmeli? İstediğim her şeyi rahatlıkla yiyebilir miyim? Gebelikte ton balığı yenir mi? Bu ve bunun gibi birçok soru her gebe bayanın merak ettiği konulardır. Aslına bakarsanız gebelik oldukça hassas bir dönemdir. Annenin beslenmesi bebeğe yansıyacağı için yediği besinler oldukça önem taşımaktadır. Bu yüzdendir ki, her gebe bayan ne yiyip yemeyeceği ile ilgili araştırma yapar durur. Peki, gebelikte ton balığı yenir mi? Belki ton balığını çok seviyorsunuz ancak bebeğinize zararı olabileceğini düşündüğünüz için yiyemiyorsunuz. Öyle ki; hamilelikte ton balığı doktorlar tarafından önerilmektedir.

Belki bilmiyorsunuz ancak büyük balıklar yüksek civa miktarı sebebi ile gebelikte önerilmiyor. Ancak, ton balığı Omega 3 içerdiği, doymuş yağ oranı yüksek olduğu ve yüksek kaliteli proteini sebebi ile doktorlar tarafından kesinlikle yenmesi tavsiye ediliyor. Ancak, gebelikte ton balığı tüketiminde de sınırlar bulunuyor. Belki ton balığı yemek için can atıyorsunuz. O zaman hazır bir şekilde alabilir yada ızgara şeklinde ton balığı tüketebilirsiniz. Fakat ton balığı yemek istiyorsanız yağsız ton balığı tüketmeniz sizin ve bebeğinizin sağlığı için oldukça önemlidir. Hatta kendiniz kaptırıp bilmem kaç porsiyon yemek yerine 2 porsiyıon yemek size yeterli olacaktır. Her şeyin fazlasının zarar olduğu gibi ton balığının da fazlası size zarar verecektir. 9 aylık gebelik süresi boyunca haftada 2 kez ton balığı tüketebilirsiniz.


Yenidoğan Bebek

Çarşamba, Aralık 26th, 2012

Yaklaşık 40 hafta süren bir yolculuğun ardından sabırsızlıkla beklediğiniz bebeğinizi kucağınıza aldınız. Peki bu aşamadan sonra sizi neler bekliyor. Yeni doğan anne karnında 40 haftalık süreci tamamladıysa ve herhangi bir sağlık sorunu yaşanmadıysa genel olarak 3,000-3,500 gram ağırlığında dünyaya gelmiştir ve boy olarakta yine yaklaşık olarak 50 cm. civarındadır.

Yeni doğan bebek bu kilo ve boydan düşük olabileceği gibi yüksekte olabilir. Düşük olan anneler bebeklerinin her ay nasıl hızla büyüdüğüne şahit olacaklardır bu nedenle hiçbir şekilde endişelenmesinler. Nasıl ki dünyada yaşayan milyonlarca insan birbirlerinden farklı ise bebeklerde aynı şekildedir.

Bebekler arasında kesinlikle gelişim karşılaştırmaları yapmamalı ve diğer bebeklerle kıyaslamamalı sadece ona ihtiyaç duyduğu fiziksel ve ruhsal destek sağlanmalıdır. Yeni doğan bebek bakımı son derece önemlidir. Yeni doğanın son derece nazik olduğu unutulmamalı ve ona karşı çok nazik davranılmalıdır. Bebeğin özellikle baş kısmı çok narindir ve bıngıldak adı verilen kafasının üstünde yer alan kemikleşmemiş yapıya ayrıca özen gösterilmelidir. Ayrıca bebeğin kafası henüz tam olarak şekillenmediği için yatış pozisyonunada özen göstermeli ve bebeği her yatırdığınızda bir önceki yatış pozisyonunun tam tersi tercih edilmelidir. Böylelikle bebeğin kafatasının bir yana basık şekilde oluşması engellenmiş olur.

Yeni doğan bebek bakımı eğer annenin ilk bebeğiyse ve konu hakkında bilgi sahibi değil ise yanında ona yardımcı olacak bir büyük eşliğinde gerçekleştirilmeli ve anneye yeni doğan hakkında detaylı bilgi verilmeli anne yeni doğan bakımına hazırlanmalıdır. Günümüzde hamilelik ve doğum hakkında bir çok makale, dergi ve kitap yayını bulunmakta anne adayları hamilelik dönemlerini bu bilgi kaynaklarından yararlanarak geçirmektedir.

Ayrıca yine internet üzerinden yeni doğan, yeni doğan bebek ve yeni doğan bebek bakımı hakkında gerekli olan tüm bilgilere kolaylıkla ulaşılmaktadır. Yinede teorik olarak elde edilen bu bilgilerin uygulama aşamalarında anneanne, babaanne gibi büyüklerden yada çocuk bakımı hakkında deneyimi bulunan hala ve teyzelerden destek almak her zaman çok daha olumlu sonuçlar verecektir. Anne zaten gece emzirmeleri sonucu ve lohusalığın verdiği psikolojik ağırlıkla ilk dönemlerde çok yorgun olacaktır. Bu nedenle anneye mutlaka bu dönemi atlatmasında ilk önce eşi daha sonra yakınları yanında olmalı ve ona gereken desteği sağlamalıdırlar. Anne bebeği emzirirken sessiz ve sakin bir ortamda bulunmalı emzirme esnasında bebek ile hem tensel hem gözsel temas kurması sağlanmalı ve bebek ile annenin birbirlerine bağlanmaları desteklenmelidir.

Yeni doğan bakımının en önemli aşamalarından biride bebeğin yıkanmasıdır. Bebek ilk banyosunu göbek bağı düştükten sonra yapmalıdır. Yeni doğan banyosu için oda sıcaklığı uygun konuma getirilmeli çok soğuk yada sıcak olmamalıdır. Aynı şekilde bebeğin yıkanacağı suyun sıcaklığıda ılık olarak ayarlanmalı ve su bebeğe dökülmeden bileğe dökülerek suyun sıcaklığı kontrol edilmelidir. Yeni doğan bebek banyodan sonra bütün kıvrımlarında ıslak yer kalmayacak şekilde kurulanmalıdır. Böylelikle bebeğin isilik olması engellenmektedir. Ayrıca banyodan sonra bebek yağı ile masaj yapmak bebeği rahatlatarak uzun bir uyku geçirmesine yardımcı olur. Yeni doğan ilk dönemini sürekli uyku halinde ve emerek geçirmektedir.


Bebek Beslenmesi Hakkında

Pazar, Aralık 23rd, 2012

Bebek Beslenmesi Hakkında düzenli olarak çeşitli araştırmalar düzenlenmektedir. Bu araştırmalar göstermektedir ki sağlıklı bebek beslenmesi için kesinlikle ilk dört ay boyunca sadece anne sütü yeterli olmaktadır. Anne sütü ile beslenen bebekler anne sütü  alamayan bebekler ile karşılaştırılınca daha az zatürreye yakalandıkları, daha az ishal odukları ve alerjik rahatsızlıklara daha az yakalandıkları  bu nedenlede ileride daha sağlıklı bebekler oldukları istatistiksel olarak kanıtlanmıştır. Özellikle doğumdan sonra bebek süratli bir şekilde hemen anne tarafından emzirilmeli ve ağız sütü olarakta adlandırılan koyu sarı kıvamlı süt kesinlikle boşa sıkılmamalı ve bebek tarafından emilmelidir.

Aylık bebek beslenmesi takip edilmeli ve bebeğe ilk dört aylık dönem içerisinde kesinlikle anne sütünden başka bir ek besin verilmemelidir. Dört aylık dönemden önce bebek beslenmesinde ek besin verilmesi ancak annenin sütünün olmaması yada yetersiz gelmesi durumlarında söz konusu olmalıdır.Böyle bir tespitide ancak bebeğin aylık kontrolünü yapan ve kilo takibini düzenleyen doktor tarafından tespit edilmelidir. Ülkemizde şişman bebek sağlıklı bebektir görüşü hakimdir. Bu nedenle normal kiloya sahip bebekler zayıf olarak algılanmakta bebeğini başarı ile emziren annelerin sürekli olarak ‘bu bebek çok zayıf, annesinin sütü yetmiyor’ gibi haksız eleştirilere maruz kalmasına neden olmaktadır. Bilinmelidirki üzüntü, sıkıntı yada baskı gibi psikolojik etkenler annenin süt üretimini olumsuz yönde etkilemektedir ve bebeğin beslenmesinde çok ihtiyaç duyduğu anne sütünü yeterince alamamasına neden olmaktadır. Bu nedenle aksi doktor tarafından belirtilmedikçe anneler asla sütlerinin bebeklerine yetmediği yönünde eleştirilere maruz kalmamalıdır. Anne süt üretimini artıracak besinler tüketmeli, dengeli beslenmeli ve bol miktarda su tüketmelidir.

4. ayın sonunda bebek beslenmesinde ek besinlere aşamalı olarak geçilebilir. Ancak bebek sağlıklı kilosundaysa ve annenin sütü yeterliyse 2 ay daha sadece anne sütü yeterli olmakta ve 6. ayın sonuna kadar ek besinsiz anne sütü ile devam edilebilinir. Aylık bebek beslenmesi mümkünse doktor kontrolünde gerçekleştirilmeli ve kulaktan dolma bilgilerle hareket edilmemelidir. Bebeğe her ay en fazla bir yada iki ek besin denenmelidir. Bebek bu aşamada çok yakından takip edilmeli ve ek besine verdiği tepkiler gözlenmelidir.

Ek besin başlanırken mutlaka bir kaşık ile başlanmalı eğer bebekte gün içerisinde herhangi bir alerjik reaksiyon gözlenmesi kaşık miktarı kademeli olarak artırarak devam edilmelidir. İlk başlanan ek besin mutlaka hafif bir seçenek olmalıdır. Örneğin yoğurt anne sütüne olan yakınlığı nedeni ile tercih edilebilinir. Ayrıca rendelenerek süzgeçten geçirilen pütürsüz meyve püreleride aşamalı olraak bebeklere verilebilinecek ek besin seçenekleri arasında yer almaktadır. Bebeğinizin ilk dönemlerinde mutlaka doktor takibi altında olması ilerideki sağlık problemlerini engellemek adına çok önemlidir.

Bebek doktor takibinde aylık olarak kilo ve boy olarak ölçülmekte ve böylece gelişim eğrisi saptanmaktadır. Gelişim eğrisine göre bebeğin gelişiminin hangi boyutta olduğu belirlenerek buna göre müdahalelerde bulunulmaktadır. Doktorunuz bebeğinizin gelişim eğrisine göre size aylık bebek beslenmesi hakkında tavsiyelerde bulunarak ek besinlerine geçiş hakkında yardımcı olacaktır.